Yeraltı şehirlerinin
yarattığı bölgeye has görüntüler Ürgüp'te hoş manzaralar
yaratıyor. Bu yapıların bir bölümü kayalara oyulmuş. Yumuşak
kesme taşlarla yapılmış yapılar ise mimari açıdan ilginç
yapıları ortaya çıkarmış. Bir zamanlar Damsa Çayı vadisinde
dik kayalara oyulmuş mağara evlerden oluşan küçük bir kasaba
iken, sonradan adı taşlık ve kayalık yer anlamına gelen
"ürküp" olmuş.
Peri Bacaları
Vadisi
Ürgüp-Avanos yolunun tam ortasında yer alır. Kimilerince
"Pembe Vadi" olarak da adlandırılan bu vadide peribacalarının
en tipik örnekleri görülebilir. Doğal oluşumların çok yoğun
bir biçimde yer aldığı bu bölgede, doğanın kayaları bir
heykeltıraş gibi işlediği ve deve, tavsan gibi birçok sekil
oluşturduğu gözlenir. Mutlaka görülmesi gereken bu vadide
gezerken, değişik duygular yaşanır.
Ata Kilise ve Kepez
Kiliseleri
Ata and
Kepez churchs are over pancarlik road .They builded small
colony shape .They have simple red decoration and interesting
writing and fresco.
Ürgüp Müzesi ve
Kütüphanesi
Kütüphanede
Fransız sanat tarihçisi Guillaume de Jerphanion gibi hayatinin
bir bölümünü Kapadokya'da da geçirerek bölge hakkında
incelemeler yapmış unlu yazarların eserleri de
bulunmaktadır.
Ügüp'ün Tarihi
Volkanik orijinli
jeolojik bir yapıya sahip olan Ürgüp,
yağmur ve rüzgar erozyonunun meydana getirdiği
ve peribacası
olarak tanımlanan ilginç doğal
oluşumların sıkça ve tipik
örneklerinin yoğun olarak yer aldığı
bir bölgeye kurulmuştur. Vadi
yamaçlarından akan yağmur
Sularının ve daha sonra rüzgarların aşındırması
sonucu oluşan yarıklar arasında yükselen
peribacaları tamamen bu bölgeye has çok
ilginç bir peyzaj görüntüsü oluşturmuştur.
Dolayısıyla bu
bölgeye: YAĞMURLA RÜZGARIN, TARİHLE COĞRAFYANIN EL ELE
VEREREK YAZDIĞI BİR ŞİİRDİR denebilir. Ürgüp'te yazları
sıcak ve kurak, Kışları soğuk ve kar yağışlı, ilk ve
sonbaharda ise yağmurlu tamamen kırsal bir step iklimi
özellikleri görülür. ilkbaharda yeşeren ancak daha
sonraları sararıp yok alan step bitki örtüsünün dışında
bölgede bir orman örtüsü bulunmamakla beraber, ilçede ve
çevresinde çok yoğun olarak görülen bağcılık ve yemyeşil
bağ örtüsü yaz aylarında da sıcak bir görüntü
vermektedir.
Yeraltı şehirlerinin
yarattığı bölgeye has görüntülerin yanı sıra, bir bolumu
kayalara oyularak diğer bir bolumu ise içinden çıkarılan
taşlar ile yapılan yumuşak kesme tasların zaman içinde
sertleşmesi ile uzun yıllar kullanılabilen tas yapılar
bölgeye has çok ilginç bir mimari yapı oluşturmuştur.
Nevşehir'in doğusunda yer alan Ürgüp'ü bilinen en eski
adI Ossiana'dır. O zamanki adi Tomisos olan Damsa çayı
vadisinde dik kayalara oyulmuş mağara evlerden oluşan
küçük bir kasaba iken sonradan adi taşlık ve kayalık yer
anlamına gelen URKUP olmuş ancak URKUP kelimesi daha
sonraları Türkçe'nin yumuşaklığında ÜRGÜP sekline
dönüşmüştür.Bir ara Selçuklular Ürgüp adini BAŞHİSAR
olarak değiştirmişlerse de daha sonra tekrar ÜRGÜP
olarak anılmaya başlanmıştır. 1950 yılına kadar
Kayseri'ye bağlı bir ilce olarak kalan ÜRGÜP daha sonra
Nevşehir ilinin bir ilçesi olmuştur.