MENÜ
»ANA MENÜ
Genel Bilgiler
Tarihçe
Kültürü
Fotoğraflar
Haberler
Kim Nerede
Email
Kaynakça 
Ürgüp
» DİĞERLERİ
Muhtarlarımız
Geçmişlerimiz
Yerleşim Adları
OlmazmışDemeyin
Kim Bunlar


 
 YEŞİLÖZ TAGAR KÖYÜ

 

    EFSANELER

 

AĞMAZ TAVUĞU

        Yeşilöz köyünün bir kilometre uzağındaki ağmaz harabelerine ait şöyle bir efsane anlatılır. Ağmaz pınarının yakınındaki siyah taş yığınının öyküsü zulme karşı duranların anıtlaşan bir sembolüdür.

       Vaktiyle burada bir kavim yaşar. İsminde anlaşıldığı üzere başlarında bulunan yiğit bir kişi olan Ağmaz beyinin ölümünden sonra obada yaşam düzeni bozulur. Halkın dayanma gücü azalır. Şimdiki Taşkınpaşa köyüne adını veren Taşkın Paşa halka zulmederek ağır vergiler ödetir. Yaptırmış olduğu Taşkınpaşa inşaatında aç susuz çalıştırır. Bununlada kalmayarak Taşkınpaşa'nın adamları Ağmaz yönetimini elinde bulunduran Ağmaz beyinin kızına göz korlar. Namuslarını her şeyden üstün tutan oba halkı hürriyeti seçerek Taşkınpaşa'ya ders vermek amacıyla canlı tavukları yolarak bir binaya kapatırlar. O gece köyü terk ederek tâ Şam'a kadar gittikleri söylenir. Taşkın paşanın adamları durumu paşaya anlatırlar. Ettiklerinden pişman olurlar. Ama iş işten geçer.

        Ağmaz tavuğu hikayesi darbı mesel haline gelmiş sömürme ve zulme uğrayanlar "yeter artık Ağmaz tavuğuna döndük" derler.

KARIN AĞRISI

        Geçmiş zamanların birinde Tağar Köyü'nün aşağısındaki köylerden Karain (Garin) köyüne fakir kılıklı bir derviş gelmiş. Tabiki bu adamın derviş olduğunu kimse bilmiyormuş. Köylülerden ekmek istemiş ancak kimse vermemiş.Yani kimse misafir edip ağırlamamış. Bu durumdan hoşnut olmayan derviş sormuş; "Buranın adı ne?" demiş. Onlarda "Garin (Karain) demişler. Derviş de "Başınızdan gitmesin karın ağrısı" demiş. Halen köylüler karın ağrısı çekmekteymişler.

        O köyden çıkan derviş bir yukarı köye geliyor. Onlarda hoş karşılamıyorlar. O köylülere de soruyor: "Bu köyün adı ne?" diyor. Onlarda "Garlıh (Karlık)" cevabını veriyorlar. Derviş de " Başınızdan gitmesin darlık" diyor. Oradan ayrılıyor. O köy de şu ana kadar halen darlık çeken bir köy olarak kalıyor.

        Arkasından Tağar Köyü'ne geliyor. Eskilerden beri misafirperverliği ile tanınan bu köy, dervişi iyi ağırlıyor. Derviş de memnun kalıyor Soruyor: "Bu köyün adı ne?" diye onlar da: "Tağar" diyorlar. O da "Başınızdan eksilmesin yağar." diyor. Ondan sonra buranın rahmeti bol olarak yağmış.

İSKENDERİN SANDUKASI

        Köyün 1 km güney kısmında yüksekce bir  tepede usta ellerden çıkma bir sanduka vardı

      Uzunluğu 2,5 metre, genişliği 1 metre, yüksekliği 110 cm olan sandukanın Büyük İskender'e ait olduğu söylenir. İskender'in cesedini yılanların yememesi için bu sandukaya konduğu söylenir. Sandukaya 2 Km uzaklıkta bulunan Çam ağaçlarının şireli olarak dikildiği, hazinesinin de hodul dağı civarında olduğu sanılmakta ve bu rivayet üzerine çevrede pek çok kazı yapılarak hazinenin arandığı söylenir. Sanduka bir kenarından delinerek içi boşaltıldığı söylenmektedir.

devam edecek >>>>


GERİ

   

 


 





 copyright © Erdal BÜYÜK 2004-2008
Sitemiz en iyi 1024x768 çözünürlükte gezilir!
Sitemiz, kişisel bir sitedir. Herhangi bir kurum veya kuruluşla bağlantılı değildir.